Küresel Isınma

KÜRESEL ISINMA

Küresel ısınma, iklim değişikliği kısaca insanların endüstriyel,tarım ve enerji tüketimi gibi eylemleri ile atmosfere salınan gazların kara,hava ve denizler üzerinde ölçülen ısının artmasıdır. Saldığımız bu sera etkisi yaratan gazlar güneşten gelen radyasyonun dünyaya vurduktan sonra uzaya yayılmasını engelleyip atmosferimizde tutması sonucu iklim değişiklikleri,fırtınalar yağış bozuklukları gibi doğal felaketlere neden olmaktadır. Özellikle 2006-2008 yılları arasında ülkemiz medyasında sıkça yer bulmuş ulusal kanallarda açık tartışmalara konu olan küresel ısınma 2010’dan sonra neredeyse hiç haber değeri bulamadı. İklim değişikliği dünya üzerinde yaşayan her insanı ilgilendiren bir konu.

Şu ana kadar dünya üzerinde binlerce bitki türü ve hayvan yok oldu. Çevre kirliliği,orman alanlarının yok olması her aldığımız nefesi yavaş yavaş birer zehirli gaz haline getiriyor. Dünya sağlık örgütünün raporuna göre Avrupa’nın havası en kirli 10 şehrinden 8’i ülkemizde yer alıyor. Dünya üzerinde her yıl 7 milyondan fazla insanın hava kirliliğine bağlı olarak yaşamını yitiriyor.

BUZULLAR ALTINDA BÜYÜK TEHLİKE

75 yıl önce ölmüş bir hayvan hastalık bulaştırır mı? 2016 Ağustos ayında Sibirya’da 12 yaşında bir çocuk ölü olarak bulundu. Çocuğun ölüm sebebini uzmanlar tahmini 75 yıl önce ölen bir geyiğin buzullar eridikten sonra bakteri saçmasıyla insanlara şarbon bulaştırdığını öne sürdü. Buzun altında donmuş topraklardaki bakterilerin milyonlarca yıl yaşamasına olanak sağlıyor. Buzullarda eriyince bakteriler yeniden gün yüzüne çıkıyor. Yani küresel ısınmadan dolayı buzulların erimesiyle dünyada yeni bir hastalıklar ve daha önce görülmemiş salgınlarla karşı karşıya kalabiliriz.

İklim değişikliği sadece bunlarla da sınırlı kalmıyor. Tükenen kaynaklar verimliliğini kaybeden topraklar açlığa ve büyük su kıtlığına da yol açacak gibi gözüküyor. Dünya Hidrojen Enerjisi Konseyi başkanı ve akademisyen  Prof.Dr Nejat Veziroğlu bu yüzyılın sonunda dünyada 150 milyon insanın küresel ısınmaya bağlı olarak deniz seviyelerinin yükselmesi sebebi ile göç edeceğini söyledi.

Durum böyle iken birer vatandaş olarak bizim yapabileceğimiz şey hep söylenen mümkün olduğunca toplu taşıma aracı kullanmak, mümkünse gideceğimiz yerlere bisiklet veya elektrikli çevreye kirliliği en az düzeyde olan araçlar kullanmak ve çöplerimizi atarken ayrıştırarak (plastik,cam) ilgili çöp konteynerlerine atmak.Unutmayalım ki geri dönüşüm çok ciddi bir kaynak sağlar ve bireysel olarak maddi bir şey kazanmasakta geri dönüşüm sayesinde ülkemiz çok şey kazanır.

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir